Ana Sayfa EĞİTİM 3 Kasım 2014 3630

Kaymakam’ın eli niye havada kaldı!

Büyükçekmece Cumhuriyet Meydanı’nda dün gerçekleştirilen 29 Ekim kutlamalarında bir İmam Hatip öğrencisinin onurlu hareketi, kaymakamın ve tören proto

İmam Hatip öğrencisinden örnek tavır

Büyükçekmece Cumhuriyet Meydanı’nda dün gerçekleştirilen 29 Ekim kutlamalarında bir İmam Hatip öğrencisinin onurlu hareketi, kaymakamın ve tören protokolünün buz kesmesine neden oldu.

İlçe genelinde düzenlenen “Cumhuriyet” konulu kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri ilçe protokolünce verildi.
Haberdar.com sitesinin haberine göre, Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Garnizon Komutanı Albay Ayhan Akkaya öğrencilere ödüllerini verdikten sonra, kompozisyon dalında ödül kazanan İmam Hatip öğrencisine ödülünün Büyükçekmece Kaymakamı Mustafa Hulusi Arat’ın vereceği anons edildi.
Kaymakam Arat heyecanla, dereceye giren öğrenciyle tokalaşmak ve tebrik etmek için elini uzattı. Ancak kaymakamın eli havada kaldı.

Ne yaşandığını anlamayan Kaymakam Arat ikinci kez elini uzatınca da, Büyükçekmece İmam Hatip Ortaokulu Öğrencisi bu kez, “Hayır, elimi veremem” diyerek Kaymakamı uyardı ve alandan uzaklaştı.

“İmam Hatip neslinin onurlu gencine selam olsun”

Bir kısım medya İmam Hatip öğrencisinin İslami hassasiyetini eleştiri konusu yapsa da, bu tavır kamuoyundan büyük destek gördü. Sosyal medyada, “Büyükçekmece Kaymakamı Mustafa Hulusi Arat’ın ödül töreninde tokalaşma isteğini 2 defa reddeden İmam Hatip Neslinin onurlu gencine selam olsun” şeklinde destek yorumları yapıldı. Ayrıca bu duyarlı davranışın camiadaki büyükler için de örnek teşkil etmesi gerektiği belirtildi.
———————————————————————————————————————————-
İmam hatipli genç kız ya da devlet eli!..

Önce olayı biraz anlatmam lazım.
Yer; İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Meydanı…
Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yapılıyor…
İlçe genelinde düzenlenen “Cumhuriyet” konulu kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri vermek için ilçe protokolü yerini almış…
Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Garnizon Komutanı Albay Ayhan Akkaya öğrencilere ödüllerini veriyor…
Sonrasında, kompozisyon dalında ödül kazanan İmam Hatip öğrencisine ödülünün Büyükçekmece Kaymakamı Mustafa Hulusi Arat’ın vereceği anons ediliyor.
Buraya kadar bir problem yok.
Kaymakam bey, dereceye giren İmam Hatipli kız öğrenciye ödülünü veriyor.
Burada da bir arıza yok…
Peki, arıza nerede çıkarılmak isteniyor?
Bu İmam Hatipli kız öğrenci, Büyükçekmece Kaymakamı Mustafa Hulusi Arat’la tokalaşmak istemiyor.
Aman efendim, aman!
* İmam Hatipli bu kız öğrenci Kaymakam beyle nasıl tokalaşmazmış!
* Kaymakamın eli havada kalmış!
* Ne yaşandığını anlamayan Kaymakam Arat ikinci kez elini uzatınca da, Büyükçekmece İmam Hatip Ortaokulu Öğrencisi bu kez, “Hayır, elimi veremem” demiş.
Malum medyada ve sosyal medyada ne eleştiriler, ne eleştiriler…
***
Tam da burada şu sorular geliyor, akıllara;
* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, İmam Hatipli ya da İmam Hatipli olmayan bir kız öğrencinin “tokalaşmama” hakkı yok mu? sorusunu kendinize bir sorun bakalım!
* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, okullarda bonzai kullanarak hayatını kaybedenlere bir bakın!
* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, etek boyları neredeyse bir karış öğrencilerin ortamlarını eleştirin!
* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, sınıflara kadar giren uyuşturucu ve alkol partilerini eleştirin!
* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, okullar adeta “çete”lerin hesaplaştığı arenalara döndü. Önce bunu bir sorgulayın.
* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, okullarda başarı yerlerde paspas. Önce eğitimin seviyesini nasıl yükseltebiliriz, onu bir değerlendirin.
* Siz, bir erkekle tokalaşmama özgürlüğünü kullanan bir İmam Hatipli genç kızı eleştireceğinize, öğrenciler artık kitap okumaz noktaya geldi. Öğrencilere daha fazla nasıl kitap okutabiliriz, bunun çarelerini arayın.
***
Burada da bitmedi…
Kaymakam Mustafa Hulusi Arat, “Ne yapalım, İmam Hatipli genç kız benimle tokalaşmak istemedi. Kendi düşüncesidir, saygım var…” diyerek konuyu kapatacağı yerde Milliyet gazetesinden Mert İnan’a konuşmuş…
Bakın neler söylemiş;
“Uzanan el aslında benim değil devletin elidir. 13-14 yaşındaki kızımız kompozisyon yarışmasında ödül almış. Tebrik etmek için elimi uzattım. Öğrencimiz elini geri çekerek “namahrem” dedi. Şaşırdım ama üstelemedim. Kızımıza ters bir cevap verip rencide etmek istemedim. Evladımdan bile küçük olan yavrumuza devletin elini uzattım. Benim görevim devletin elini her vatandaşımıza uzatmaktır. Evladımızın hem ailesi, hem de öğretmenleriyle bir araya gelmek istiyorum.”
***
Sayın Arat, öğrencinin öğretmeni ve ailesiyle görüşüp ne diyecek, doğrusu çok merak ediyorum.
Şunu mu söylemek istiyor, Kaymakam bey;
– Tamam, sen benimle tokalaşmadın ama “devlet eli” ile tokalaşmak zorundasın!
Sahi, ne demek “devlet eli”?
Devlet dediğiniz aygıt, içinde yaşayan insanların inançlarına, duygularına, düşüncelerine set olan bir olgu mudur? Yoksa kolaylaştıran bir mekanizma mıdır?
Sizce hangisi!

Adnan Öksüz / Milli Gazete

Etiketler:
selyus