Ana Sayfa TÜRKİYE EKONOMİSİ 1 Eylül 2018 6217

Ertuğrul Müyesseroğlu ile ‘Kişisel Markalaşma’yı konuştuk

Markalaşma günümüzde ürün ve hizmete değer katan en büyük olgu, bu olgu artık bireysel anlamda insanlarında birbirini değerlendirirken göz önünde bulundurduğu bir durum haline geldi. Kariyer planlamasında kişisel markalaşmanın önemini kavrayanlar için kişisel markalaşma seminerleri düzenleyen Dijital Pazarlama Danışmanı Ertuğrul Müyesseroğlu ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Merhaba Ertuğrul bey, konuya girmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Tabiki, ben İşletme mezunu olmama rağmen yaklaşık 10 senedir dijital pazarlama alanında kişi, kurum ve kuruluşlara danışmanlık ve eğitim hizmeti vermekteyim. Bu süreçte birçok kişi, STK ve kurumla başarılı dijital pazarlama çalışmaları yürüttüm ve yürütmeye devam ediyorum. Aynı zamanda davet eden STK, üniversite, lise vb kurumlara konuşmacı olarak katılmaktayım.

Peki dijital pazarlamaya ne zaman ilgi duymaya başladınız?

Biliyorsunuz ülkemiz internet ile 1993 senesinde tanıştı ben o zaman henüz 9 yaşındaydım. Bizim yaş grubumuzun en önemli özelliklerinden biri internet teknolojisinin gelişimine başından itibaren tanıklık etmesidir. Dijital dünyanın doğuşuna tanıklık ettiğimizi söyleyebilirim. Düşünün 56K modemin sesini hala çok net hatırlayabiliyorum.

Tabi o zamanlar yeni yeni yaygınlaşan bu teknolojiye aynı hızla sahip olamasak bile bu imkana sahip olan akraba eş dost gibi tanıdıklarımızın ev ve iş yerlerine giderek bu cihazları kullanabilmek adına oldukça büyük çabalar sarf ediyorduk. Bu ilgi tabiki her geçen gün artarak devam etti. İlerleyen dönemde birçok arkadaşım meslek olarak yazılımcı ya da donanımcı olmayı tercih ederken ben web tasarım ve grafik tasarım eğitimleri almış olmama rağmen dijital pazarlamayı tercih ettim.

Kişisel Markalaşma Nedir?

Yaşadığınız mahallede büyüklerin alışveriş poşetlerini taşımasına yardım eden, okulda takdir belgesi alan ya da büyüklerine saygıda kusur etmeyen çocuklar muhakkak vardır. Bu çocuklar mahalle sakinleri tarafından efendi çocuk, çok yardım sever ya da çalışkan olarak kendi çocuklarına örnek gösterilir. İşte bu çocuklar farkında olmasak bile kendi mahallelerinde yarattıkları bu izlenim sayesinde bir marka olmuş durumdadır. Bu örneği tüm hayatımızı göz önünde bulundurduğumuzda sahip olduğumuz bilgi, deneyim ve yetenek gibi özelliklerimizin insanlar üzerinde bıraktığı olumlu ya da olumsuz etkiye kişisel marka, bu etkiyi yaratabilmek için sarf ettiğimiz çabaya da markalaşma diyoruz.

Çok başarılı bir olmak kişisel markalaşma için yeterli mi?

Maalesef, özel hayatınızda ve işinizde çok iyi olabilirsiniz fakat bu durumu çok kısıtlı sayıda kişi biliyorsa size fazla katkısı olmayacaktır. Burada önemli olan nokta kişisel bilgi ve becerilerinizin olabildiğince fazla kişi tarafından bilinmesini sağlamak bunu sağlamak içi sarf edilen çabada aslına bakarsanız bir pazarlama faaliyetidir.

Kimse mükemmel değil zayıf olduğumuz noktalar ne olacak?

Burası oldukça önemli bir nokta markalaşma düşüncesinde olan bir kişi öncelikle zayıf ve güçlü yönlerini içtenlikle kabul edebilmeli güçlü yönlerini daha güçlü hale getirmeli zayıf yönlerini ise kabul edilebilir seviyeye çıkarmalıdır. Bu noktada kendinizi bir ürün gibi düşünün ve bu ürünün bir sonraki versiyonunda neler olması gerektiğine karar verin.

Kişisel markalaşma, ne zaman dijital pazarlamanın konusu oldu?

İnternet insanlara bilgi, deneyim ve yeteneklerini gösterebilmeleri için o kadar geniş ve ulaşılabilir imkanlar sağladı ki ister istemez kişisel markalaşma, dijital pazarlamanın konusu haline geldi. Hatırlayın bundan 10-15 sene kadar önce sesinin iyi olduğunu düşünen kişiler memleketlerinden kalkıp Unkapanı plakçılar çarşısında bir umut keşfedilmeyi bekliyordu. Günümüzde ise cep telefonları ile aldıkları kayıtları youtube vb platformlara yükleyerek milyonlara ulaşmaları mümkün. Bu sadece şarkıcı, komedyen vs olmak isteyen kişiler ile sınırlı değil, çok daha dar meslek gruplarına mensup kişiler tarafından da değerlendirilebilen bir ortamdan bahsediyoruz. Kişisel blog sayfaları, sosyal medya hesapları artık CV’lerden çok daha değerli.

Online itibar, kişisel markalaşma için ne kadar önemli?

Oldukça önemli diyebilirim. Dijital ortamda sizin inisiyatifiniz dışında başkaları tarafından hakkınızda yapılan olumlu yada olumsuz tüm paylaşımlar online itibarınızı oluşturmakta. Bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde online ortamda bıraktığınız izler tabiki herkes üzerinde beklediğiniz pozitif etkiyi yaratmıyor. Bazen hakkınızda kasıtlı olarak olumsuz paylaşımlar yapanlar dahi olabiliyor. Burada önemli olan nokta olumsuz paylaşımların olumlulara oranı diyebilirim. Yapılan paylaşımların %5’i kadar olumsuz olması telore edilebilir. Hakkınızdaki olumsuz paylaşımlar bu oranın üstüne çıkıyorsa muhtemelen öz eleştiri yapmamız gereken bir durum söz konusudur.

Kişisel markalaşma çalışmalarında başarıya ulaştıracak önerileriniz nedir?

Özellikle internet ortamı iyi değerlendirilmeli, bu kapsamda sosyal medyada ileride kariyerinize olumsuz yönde etki edebilecek paylaşımlardan uzak durulmasını öneriyorum. Okul hayatında bu tarz paylaşımların belki günlük hayatta karşınıza gelmesi gibi bir durum söz konusu olmuyor fakat iş hayatına atıldığınızda lisede yaptığınız bir yorum ya da paylaşımdan ötürü (-) puan almanız mümkün.

Daha önce söylediğim gibi aktif bir blog sayfanızın olması gelecek için yapabileceğiniz en iyi yatırımlardan biri yine bilgi ve deneyimlerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Son olarak belki de en önemli nokta kişisel gelişiminize verdiğiniz önemdir diyebilirim. Kişisel markalaşma yolunda başarılı olabilmek için hayat boyu öğrenme ilkesini kendinize şiar edinmenizi tavsiye ediyorum.

Ertuğrul bey, İstanbul Takipte ekibi olarak gerçekleştirdiğimiz bu keyifli sohbet için teşekkür ediyor başarılarınızın devamını diliyoruz.

 

selyus