Ana Sayfa EDEBİYAT 25 Mayıs 2018 9311

Necip Fazıl Kısakürek’i Rahmetle ve minnetle anıyoruz…

Türk edebiyatının Ünlü Şairi Necip Fazıl Kısakürek’in bundan tam 33. yıl önce aramızdan ebediyete göç etti. 1905 yılında doğan Üstadstad Necip Fazıl Kısakürek, 25 Mayıs 1983’te hayata veda etmişti.

79 yaşında vefat eden Üstad Necip Fazıl, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ve düşünce hayatının çok yönlü, çok özel, yaşamı ve eserleriyle derin izler bırakan simalardan biridir.

İstanbul Takipte Haber Sitesi olarak merhum Necip Fazıl Kısakürek’e Allah’tan rahmet diliyoruz.

CANIM İSTANBUL

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;

Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.

İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;

O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.

Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;

Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merhum Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Zindandan Mehmed’e mektup’ isimli şiirini zaman zaman katıldığı toplantılarda okuyor…

ZİNDANDAN MEHMED’E MEKTUP

Zindan iki hece, Mehmed’im lâfta!

Baba katiliyle baban bir safta!

Bir de, geri adam, boynunda yafta…

Halimi düşünüp yanma Mehmed’im!

Kavuşmak mı? .. Belki… Daha ölmedim!

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN NECİP FAZIL ANISI

Sabah gazetesinin haberine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birlik Vakfı tarafından düzenlenen, “Büyük Doğu Düşüncesi ve Necip Fazıl Kısakürek’in Eserlerinde ‘İdeal Türk Gençliğinin Nitelikleri” konulu makale yarışmasının ödül töreninde Üstad’la bir anısını anlatmıştı.

Erdoğan: “Sene 1975, Üstad’a Milli Türk Talebe Birliği bir jübile yapacak. İşte biz o zaman cılız, Mirza kadar olmasa bile, işte biraz daha ondan şöyle böyle boyu bosu yerinde bir genç. Takdimi yapacak, şiirlerinden şöyle bir demet sunacak gençler aranıyor.

İki arkadaş seçildik ve diğer arkadaşım çok uzun bir methiye sunmuştu, 4 A4 sayfası, ben de kısa bir ifadeyle ‘bizi 4 kıta, 7 iklim hakim kılan ruhun mimarı’ diye Üstadı takdim etmiştim.

‘BENİ BU GENÇ TAKDİM ETSİN’

Zaten daha fazla dinlemedi, ondan sonra ‘beni bu genç takdim etsin’ dedi. Şiirlere geldik, şiirlerde de Zindandan Mehmet’e Mektubu fakire emretti, onu da biz okuduk.

Muhteşem bir geceydi, unutulmaz bir geceydi. O zaman gecelerimizin heyecanı, coşkusu çok çok farklıydı. Milli Türk Talebi Birliği’nin konferans salonu veyahut da şu anda Lütfi Kırdar diye bildiğimiz yer o zaman İstanbul’un tek kapalı spor salonuydu oralar bizim toplantı merkezlerimizdi,

Gerçekten tıklım tıklım oraları doldururcasına gecelerimizi yapardık ve geleceğe yönelik bütün heyecanımızı, aşkımızı oralarda tazelerdik.”

“Necip Fazıl’ı bir tek cümleyle bir tek sıfatla takdim etmek asla mümkün değil”

Necip Fazıl’ı bir tek cümleyle bir tek sıfatla takdim etmenin aslında mümkün olmadığını ancak Kısakürek’in bir başka tevazu gösterdiğini anlatan Erdoğan,

“Halbuki üstadı anlatanlar mütevazı olmadığını, tam aksine hep gururlu, kibirli olduğunu söylerler ama orada da tam aksine 4 A4 safyası okunmaya başlanınca 3. sayfada kestirdi.

çok da manidar bir ifadeyle kestirdi, onunla kesip attı. Sıra bize geldi biz de bir cümleyle üstad işi bize yıktı” dedi.

selyus