Ana Sayfa İÇ POLİTİKA 24 Mart 2018 3435

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik”

AK Parti Beyoğlu 6. Olağan İlçe Kongresi’nde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kardeşlerim şunu unutmayın biz hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik. İstanbul’un bütün ilçeleriyle birlikte hele hele sizlerle birlikte dimdik duracağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Beyoğlu 6’ncı Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen kongrede Beyoğlu halkı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı coşkuyla karşıladı.

Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beyoğlu 16 Nisan halk oylamasından yüzde 50’lik ‘evet’ oranıyla İstanbul ortalamasının eş seviyesinde kaldıysa da ben buradan çok daha iyi bir netice bekliyordum. Evimizden tabii ki daha fazla oyun gelmesi lazımdı. Bu gelmedi. Ama şimdi diyorum ki hedef inşallah Mart 2019’da Beyoğlu sandıkları patlatacak mıyız? Dolayısıyla şimdiden kolları sıvamak gerekiyor. Kale içeriden fethedilir. Hanımlar hazırsa bu iş bitmiştir” dedi.

“HİÇBİR KONUDA HİÇBİR ALANDA, GERİYE GİDİŞ SÖZ KONUSU OLMAYACAKTIR”

Türkiye’nin tarihi günler yaşadığını söyleyen Erdoğan, “Türkiye çok tarihi günler yaşıyor. Yaşadığımız her tecrübe, elde ettiğimiz her başarı, indirdiğimiz her maske, girdiğimiz her in unutmayın karşımızdaki tehlikenin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha teyit ediyor. Türkiye’nin sınır ötesinde ne işi var diyen her kişi ve kesim aslında birliğimizden, bütünlüğümüzden geleceğimize güvenle bakmamızdan bunlar rahatsızlıklarını dışa vuruyorlar. Bu tür ifadeler her adımda ülkemizi engellemek, bunu başaramazsa karalamak, ondan da netice alamazsa kafaları karıştırmak için atmadık takla bırakmayanların argümanlarıdır. Biz bunları Taksim’de Gezi olaylarından tanırız. Biz bunları 17-25 Aralık’tan tanırız, biz bunları çukur eylemlerinden tanırız, 15 Temmuz’dan tanırız velhasıl, biz bunları gözlerinden ciğerlerinden tanırız. Türkiye’de 15 yıldır ne yaptıysak biz bunlara rağmen yaptık. Eğer biz bu vesayete, ihanet çetelerine teslim olmuş olsaydık, tek bir adım dahi atamazdık. İşte o zaman Türkiye çevremizde bolca örneği olan o felaket görüntüleriyle gündeme gelen bir ülke konumuna düşerdi. Milletimizle birlikte bu oyunu gördük ve karşımızdaki şer ittifakıyla göğüs göğüse mücadele ederek bugüne geldik. Bundan sonra işimiz daha kolay. Çünkü artık toplumumuzun her kesimiyle hedeflerine kitlenmiş bir Türkiye var, Beyoğlu var. Allah’ın yardımı ve milletimizin kararlılığıyla hiçbir konuda hiçbir alanda, geriye gidiş söz konusu olmayacaktır” diye konuştu.

“HİÇBİR BEŞERİ GÜCÜN ÖNÜNDE EĞİLMEDİK”

Hiçbir beşeri gücün önünde eğilmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir yandan ülkemizin güvenliğini sağlarken, demokrasiyi güçlendirirken, ekonomiyi büyütürken, diğer yandan da şehirlerimizin gelişmesine, kalkınmasına yönelik projeleri birer birer hayat geçiriyoruz. Beyoğlu konumu itibariyle İstanbul’un dört bir köşesindeki hizmetleri en iyi görebilecek yerdedir. Kardeşlerim şunu unutmayın biz hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik. İstanbul’un bütün ilçeleriyle birlikte hele hele sizlerle birlikte dimdik duracağız. Hiçbir zaman bizi Allah’ın izniyle bizleri sindiremeyecekler. 16 yıldır sindiremediler, 15 Temmuz’da sindiremediler hiç endişe etmeyin” şeklinde konuştu.

“AFRİN VE SİNCAR’DAKİ ETKİSİZ HALE GETİRİLEN TERÖRİST SAYISI 3 BİN 732 OLDU”

“Biz ülkemize ve milletimize yaptığımız bu hizmetleri her alanda çoğaltmanın gayreti içindeyken, birileri de kendilerince ülkemize çelme takmakla meşgul” diyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin Afrin operasyonundan herkes rahatsız olmaya hakkı olabilir. Ama bu ülkenin ekmeğini yiyen, suyunu içen ve havasını soluyan hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur. Biz terör örgütleriyle mücadelemizi verdik. 35 bin insanımız teröre kurban gitmişti. Biz Gabar’a girdik, Cudi’ye girdik, Tendürek, Bestler Deresi, ne dedik bunları nereye girerse girsin, bunların inlerine kadar gireceğiz. Biz bunları kovalayacağız. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Onlar Suriye’ye kaçtılar. Önce Fırat Kalkanı’yla bunları kovaladık. Sonra da 3 bin DEAŞ’lıyı derdest ettik. Oradaki 2 bin kilometrelik alana biz oranın gerçek sahiplerini yerleştirdik. Ardından Afrin olayı başladı. Biz bunu Amerika’yla koalisyon güçleriyle aynı şekilde Rusya ile hep birlikte görüştük. Obama döneminde bunları konuşmaya başladık. Ama ne yazık ki, bunlar bizi aldatmaya kalktı. Netice alamadık. Bu dönem başlayınca 15 Mayıs 2016 dedik gelin bunu birlikte yapalım. Rakka’ya biz Amerika’yla beraber girelim dedik. Ama maalesef PYD, YPG’yi tercih ettiler. Biz de siz yolunuza biz yolumuza dedik. Neticede ne oldu? Biz bir gece ansızın girebiliriz dedik ve girdik. Şu an itibariyle Afrin ve Sincar’daki etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 732 oldu. Mücadelemiz devam ediyor ve edecek. Bak şimdi o mazlum o mağdur Afrinliler topraklarına dönmeye başladı. Şimdi ne yapıyorlar? Benim Mehmedimi kucaklayıp seviyorlar. Terör örgütü onlara zulmetmişti. Ama Mehmedim her türlü gıdasını yüz binlerce tencere yemeğini onlara götürüyor. Biz buyuz, Türk milleti, Türk askeri bu, biz bunu yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Ta ki oraya yerleşene kadar yerleşsinler kendi evlerine gitsinler kendi ocakları tütmeye başlasın güvenliği sağlansın mesele biter” dedi.

“ŞEHİTLERİMİZİ YAD ETMEK İÇİN DÜZENLENEN ETKİNLİĞE TAHAMMÜL EDEMEYENLER BU ÜLKEYE BU MİLLETE AİT DEĞİLDİR”

Dün bir üniversitede yaşanan olaylara ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir üniversitemizde şehitlerimizin hatıralarını yad etmek için düzenlenen etkinliğe tahammül edemeyen zihniyet bu millet ve ülkeye ait değildir. Bu üniversite çok popüler, marka, kalite bir üniversite, tamamda bu üniversitenin içinde bu tür terörist öğrenciler oldukça bunlar o markaya leke sürüyor. Biz onlarla ilgili gerekeni yapıyoruz. Bu üniversiteyi lekelememek için ismini almıyorum. Rektörün samimi gayretlerini de biliyorum. Bu terörist öğrencilerini kamera çekimlerinden bulup çıkartıp onlara gereğini yapacağız. Buradan bir şeyi daha özellikle hatırlatmak istiyorum. Bu üniversitelerdeki hocalarımızın da çok daha dikkatli olması gerekir. Eğer bu üniversitelerdeki hocalarımızın bu öğrencilerle iltisakı olduğunu belirlediğimiz anda onlarla ilgili de gereğini yaparız. Çünkü, bizim için vasıflı öğrenci, kaliteli öğrenci, vasıflı öğretim üyesinden gelir. Eğer vasıflı öğretim üyesi yoksa onun eseri bu ise olmaz. Ekranları başında izleyen milletime sesleniyorum. Mehmedim ve benim askerim Afrin’e niye gidiyor? Bu ülkenin huzuru için gidiyor. Bu huzuru sağlamak, sınırlarımıza saldıranlara karşı gerekli dersi vermek için gidiyor. Bunu yapmak isteyenlere karşı bu üniversitede kalkıp da bu tür adımı atan orada lokum dağıtanlara farklı bir şekilde davrananlara haddini bildirmek devletin ve benim görevimdir” şeklinde konuştu.

“AFRİN ZAFERİNİ SIKIYSA KUTLAMA, BU MİLLET OSMANLI TOKADINI O ZAMAN FARKLI ATAR”

Okullarda terör estirmeye çalışanlara müsaade etmeyeceklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Okul koridorlarında, kantinlerde, bahçelerde adeta terör estiren bu çapulculara kesinlikle meydanı bırakmayacağız, bu böyle biline. Marjinal örgütler tarafından bazı üniversitelerin asli görevlerinden uzaklaştırılmasına asla müsamaha göstermeyeceğiz. Zaman zaman Beyoğlu sokaklarında arzı endam ettiklerini gördüğümüz bu marjinaller edepleriyle durdukları sürece bu ülkenin renklerinden biri olarak kalabilirler. Ama işi baskıya, kendilerinden olmayanlara baskıya, şiddete, saldırıya vardırırlarsa hiç kimse kusura bakmasın kulaklarından tutar ait oldukları yere fırlatırız. Bu ülkenin huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu milletin değerlerine saldırmaya kimsenin hakkı yok, vatanımızın bekası için 81 milyonun huzuru ve emniyeti için canını veren şehitlerimize hiç kimse dil uzatamaz. Bunların ağa babası genel başkanından milletvekillerine, il başkanından ilçe başkanlarına kadar ana muhalefet CHP’dir. CHP’nin genel başkanı ve yöneticileri o kadar çok yalan ve yanlış iftira dile getiriyorlar ki biz artık takibi bıraktık. Ya bunlar değil miydi, Afrin’e girişimizin doğru olmadığını söyleyen. Ama Afrin zaferi ilan edilince, bu sefer de utanmadan sıkılmadan Afrin zaferini kutlamaya kalktılar. Sıkıysa kutlama, çünkü bu millet o zaman Osmanlı tokadını farklı atar.”

“CHP’Lİ VEKİLLER EYLEMİ BALGAT’TA SGK ÖNÜNDE DEĞİL GENEL BAŞKANLARININ MAKAM ODASININ ÖNÜNDE YAPSINLAR”

Sosyal Güvenlik Kurumu önünde yapılan eyleme ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet hukuki bir takip yapılması gerekiyorsa avukatlarımız siyasi bir cevap verilmesi gerekiyorsa da partide arkadaşlarımız kendileriyle meşgul oluyor. Ülkemizin hizmet beklediği dönemde bunlara harcayacak vaktimiz yok. Bazen öyle şeyler söylüyorlar ki cevap vermezsek milletimize haksızlık yapmış olacağız hissine kapılıyoruz. Mesela bazı CHP milletvekilleri Sosyal Güvenlik Kurumu gayrimenkullerini satıyor diye ortalığı ayağa kaldırmışlar. Halbuki şöyle bir geriye doğru araştırma yapsalar. Bu kurumun tarihinde ilk gayrimenkul satışını hem de yönetim kurulu üyelerinden bir kısmının muhalefetine rağmen, genel başkanlarının yaptığını görecekler. Yani bay Kemal’in yaptığını görecekler. Bu CHP milletvekillerine tavsiyemiz eylemi Balgat’ta Sosyal Güvenlik Kurumunun önünde değil, genel başkanlarının makam odasının kapısında yapmalarıdır, çok daha isabetli olur” ifadelerini kullandı.

“VALİYE TALİMAT VERDİM, BU BELEDİYE BAŞKANINI 18 MART KUTLAMALARINDA KONUŞTURMAYACAKSIN”

“Çanakkale’de zaferi kutlamak için pilav dağıtımını engellemek utanç vericidir” diyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı partinin başka saygısızlıklarını bildiğimiz Çanakkale Belediyesinin kahraman ordumuzun Afrin başarısını kutlamak için şehirde zafer pilavı dağıtılmasını engellemesi de utanç veridir. Bu ne terbiyesizliktir. Zafer pilavı partimizin gençlik kolları STK’larla birlikte yapıyor. Bundan rahatsız oluyorlar. Pankartı sökmek istiyorlar. Halbuki kendileri geçmişte bölücü örgütün desteklediği partinin başarısını kutlamak için şehir merkezinde pilav dağıtmışlardı. Hatta hatta partimizin belediye meclis üyelerini toplantıda söz aldılar konuşturmadılar. Salondan kovma yoluna gitti. Üstelik de bir bayan meclis üyesini. Ben de valiye talimat verdim ‘bu sene 18 Mart kutlamalarında kesinlikle bu belediye başkanına konuşma vermeyeceksin.’ Sen seçilmişe orada söz istiyor, konuşuyor ve susturuyor sonra da kovuyorsun. Sen ise şu anda burada vali veyahut da başbakan eğer sana söz verirse gelip konuşabilirsin yoksa konuşamazsın” şeklinde konuştu.

selyus