Ana Sayfa İÇ POLİTİKA 30 Nisan 2018 2356

Mustafa Ataş, “Geleneklerinde, genlerinde kirlilik var!”

Ataş, “Genel Başkanımız İstanbul İl Gençlik Kolları 5. Olağan Kongremizde bir cümle sarf etti. Çok önemlidir! ”Geleneği kirli olanların, gelecekleri de pirüpak olamaz..!!” Geleneklerinde, genlerinde o kirlilik var. Halk önünde o kirliliği bugüne kadar asla temizleyememiş olanlar, gelecekle ilgili millete herhangi bir temiz siyaset geleneğini sürdüremeyecekleri için millete güven veremezler.”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, A Haber canlı yayında Murat Gener’in Unutma Programı’na katılarak sorularını cevapladı. Seçim değerlendirmesinin yapıldığı programda özellikle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili altı çizilecek önemli açıklamalarda bulunan Ataş, Kılıçdaroğlu tankların arasından sıvışırken, genel başkanımız, cumhurbaşkanımız milletin içine gitti” diye konuştu.

“HALKIN KENDİSİNE TEVECCÜHÜN OLMAYACAĞINI BİLİYOR”

Murat Gener’in CHP’nin adayı kim olacak? sorusuna cevap veren Mustafa Ataş, “Bence Kemal Kılıçdaroğlu olmalı. Partinin genel başkanı, lideri. Toplum merak ediyor, bu kadar konuşuyorsunuz, bu kadar açıklamalarda bulunuyorsunuz da niye cumhurbaşkanı adayı olmaya cesaret edemiyorsunuz? Eğer ona cesaretiniz yoksa genel başkanlığı da bırakın, o işi yapacak birisi gelsin. ‘Millet söylüyor bunu, ben söylemiyorum’. Millet böyle bakıyor. Neden aday olamıyor? Halkın kendisine teveccühün olmayacağını biliyor. O teveccüh olmazsa genel başkanlık koltuğunu kaybedeceğini düşünüyor ve o koltuğu kaybetmemek içinde cesaret edemiyor.

Halbuki hem parti lideri, hem de seçmenlerimiz siyasi parti liderlerinden ne bekler? Seçmenlerin önüne çıkmasını bekler. Halkın önüne çıkmasını bekler. Aynen genel başkanımız, cumhurbaşkanımızın her kritik süreçte halkın önüne cesaretle çıktığı gibi. 15 Temmuz hain darbe girişim gecesi ‘Ben milletimin arasına gidiyorum’ dediği gibi ve milletin önüne düştüğü gibi. Sayın Kılıçdaroğlu o gece ne yaptı? Tankların arasından sıvışıp başka bir mekana gitti. Gittiği mekandan da o gecenin seyrini takip etti. Sayın cumhurbaşkanımız tüm risklere rağmen uçağa binerek İstanbul’a geldi” dedi.

“SADECE AKŞAM BAŞKA, SABAH BAŞKA MİLLETİN KANDIRMANIN GAYRETİ İÇİNDELER”

Ataş, “Siyaset risktir. Eğer risk üstlenemiyorsanız, eğer cesaretiniz yoksa o zaman bu işi yapmayacaksınız. Kılıçdaroğlu’na şimdi tam bir fırsat doğdu. Hep söylemiyor mu ‘şöyle yapacağız, böyle yapacağız, Türkiye’yi şöyle kalkındıracağız, demokrasiyi şöyle getireceğiz’ demiyor mu? Hadi buyur fırsat geldi işte! Cumhurbaşkanlığı gibi bir makam önünde. Aday ol. Çık milletin karşısına, ne yapmak istiyorsan icraatınla ortaya koy. Artık söz dönemi geçti. Milletin karnı söze tok! Milletimiz sizden icraat bekliyor. Çıkın milletin karşısına ne yapacaksanız orda yapın..!! Sayın Kılıçdaroğlu cesaret edemediği için günlerden beri bir takım gizli ittifaklar yapıyor. İP ve SP’nin genel başkanlarıyla görüştüler, bir çatı aday çıkarmaya çalıştılar. Millet diyor ki sayın Kılıçdaroğlu yıllardan beri geldin bir hileyle genel başkan oldun. Bir kasetle geldin genel başkan oldun. Şu kadar zamandır kongre yapıyorsun! Şu kadar zamandır seçime geçirdin. Kendi partilerinden bir milletvekili, bir genel başkan adayı ‘girmişsin seçime yenmiş seni, girmişsin yenmiş, girmişsin yenmiş, yenmişte yenmiş’ seni. Bu Muharrem İnce’nin cümlesi..!! Hadi şimdi bir fırsat cumhurbaşkanlığı gibi bir seçim var önünde. Çık aday ol. Milletin önünde çık teraziye, kaç gram olduğunu görsün millet. Buna cesaretleri yok. Sadece akşam başka, sabah başka milletin kandırmanın gayreti içindeler” diye konuştu.

“KILIÇDAROĞLU VE PARTİSİ GELECEKLE İLGİLİ MİLLETE VERECEKLERİ BİR GÜVEN YOK”

Murat Gener’in ‘Bu 15 milletvekili konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz, siyasetin mühendislik boyunda nasıl görüyorsunuz?’ sorusuna cevap veren Ataş, “Ben siyasetin yüz karası olarak görüyorum. Bunun hiçbir yoruma tabi tutulacak tarafı yok. Bir gecede 15 tane milletvekilini gözyaşlarıyla başka partiye transfer etme girişiminde bulunuyorsunuz, kapalı kapılar ardında gizli ittifaklarla. Şimdi insanlar buna 1977 Aralık ayındaki o ‘Güneş Motel’i akla getiriyor. Şimdi o günkü kirli siyaset bugün de tezgahlanmaya çalışılıyor. Ama bugünkü o günkünden çok daha kirli bir siyaset. Genel Başkanımız 5. Olağan İstanbul İl Gençlik Kongremizde bir cümle sarf etti. Çok önemlidir! ”Geleneği kirli olanların, gelecekleri de pirüpak olamaz..!!” Geleneklerinde, genlerinde o kirlilik var. Halk önünde o kirliliği bugüne kadar asla temizleyememiş olanlar, gelecekle ilgili millete herhangi bir temiz siyaset geleneğini sürdüremeyecekleri için millete güven veremezler. Yine genel başkanımızın söylediği bir şey var. “Siyasetin temel mantığı güven ve istikrar üzerine kurulması gerekir”. Eğer millet size güveniyorsa, gelecekle ilgili sözleriniz olabilir. Türkiye’ye gelecek vadedebilirsiniz. İstikrar üzerine bu millete vereceğiniz şeyler varsa, bununla ilgili geçmişinize insanlar bakar, istikrarla ilgili geleceğinize ümit besleyebilir. Ama siz bugüne kadar güven verememişsiniz. İstikrar noktasında da karneniz iyi değil. ‘O halde millet size niye oy versin?’ Sorunu sormak gerekiyor. İşte Kılıçdaroğlu ve partisi gelecekle ilgili millete verecekleri bir güven yok. Çünkü bugüne kadarki siyasi geleneklerinde o güveni asla sağlayamamışlar.

1994 Yerel Seçimleri’nde hatırlasınlar. Milletimiz unutmasın. Programınızın ismi ‘unutma’ olduğu için 1994 Yerel Seçimleri’nde nasıl bir İstanbul olduğunu milletimiz asla unutmasın. Çöp dağlarını unutmasın! Hava kirliliğini unutmasın! Yolsuzlukları unutmasın! Ulaşım sorununu unutmasın! Bütün bunların unutulmaması gerekiyor. Dolayısı ile milletimiz anamuhalefet partisinin bu ülkeye yaptıklarını da görüyor, 16 yıldır iktidarda olan AK Parti’nin hizmetlerini de görüyor” şeklinde belirtti.

“BUGÜNE KADAR HAMDOLSUN ONLARIN HESAPLARI HİÇBİR ZAMAN TUTMADI”

Murat Gener’in 24 Haziran kararından evvel izleyicilerimiz çok net hatırlayacaktır, ardı ardına ekonomiye çok ciddi saldırılar oldu. O zaman seçim bir hazırlıkları vardı da erkene çekilince anamuhalefet ve diğerlerinde bir panik havası oluştu? Sorusunu cevaplayan Mustafa Ataş, “Anamuhalefet cephesinde o olabilir. AK Parti cephesinde böyle bir planımız, böyle bir hesabımız yoktu. Anamuhalefetin söylemleriyle, tavırlarıyla böyle bir durum olabilir. Ben bir defa çok kıymetli seyircilerimizle şunu paylaşmak istiyorum, sayın Kılıçdaroğlu söylediği cümleleri kendiliğinden söylemiyor diye düşünüyorum. Onun bir ‘üstaklı’ var..!! Soroslar vesaire. Yurt dışındaki soroslarla yurt içindeki soroslar birlikte hareket etmenin gayreti içerisinde. Üstakıl gelecekle ilgili bir plan, bir kurgu yapmanın içerisindeydiler. İşte 24 Haziran tarihi bütün bu kurguları boşa çıkardı. Ve hazırlıksız yakalandılar. Onların kendilerine göre bir çatı aday, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu gibi Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına bir çatı aday çıkarabilir miyiz diye planlar yapıyorlardı. O planlarını gerçekleştiremediler. Süreç içerisinde planlarını yürütemediler ve birden bire boşluğa düştüler. Şu anda bakıyoruz, ismini zikretmeyeceğim, muhalefet partileri içerisinde anamuhlafet başta olmak üzere o gizli planları, gizli hesapları olanların nasıl bir boşluğa düştüklerini şu son iki üç gün içerisinde net bir şekilde bütün milletimiz gördü. Ben inanıyorum ki sayın genel başkanımızın ve bizimde ifade ettiğimiz gibi ‘onların bir hesabı varsa, Allah’ında bir hesabı var, milletinde bir hesabı var’. Bugüne kadar hamdolsun onların hesapları hiçbir zaman için tutmadı, bundan sonrasında da tutmayacak. Biz milletimizle birlikte bu siyaseti yapmaya başladık. 2001 yılında kurulan AK Parti milletle birlikte yola çıktı ve Hamdolsun milletle birlikte bu siyaseti yapmayı tercih etti” dedi.

“PKK VE FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTLERİNİN SÖZCÜLÜĞÜNE SOYUNMUŞ VAZİYETTE!”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’la ilgili önceden haberi var mıydı? sorusuna cevaplayan Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, “Samimi olarak şunu söyleyeyim, bilgisi olduğunun kanaatini taşımıyorum. Yani tarih olarak bilgisi olduğunun kanaatini taşımıyorum. Ancak 15 Temmuz sürecinden sonraki durduğu yer ve söylediği cümlelere bakarsak, adeta Fetullahçı Terör Örgütü’nün, PKK Terör Örgütü’nün sözcülüğüne soyunmuş vaziyette. O süreçten sonra darbe başarısız olunca böyle bir rol üstlendi. Ve ya ona böyle bir rol yüklediler gibi düşünüyorum. 15 Temmuz öncesinde atılan Tweet’leri, o Fetullahçı Terör Örgütü’nün yurtdışına kaçan o hainlerin attığı Tweet’leri hatırlayın. Bütün bunlara baktığınız zaman sayın Kılıçdaroğlu adeta Fetullahçı Terör Örgütü’nün sözcülüğüne soyunmuş vaziyette. Onar konuşamıyor, onların sözcülüğünü sayın Kılıçdaroğlu yapıyor. PKK Terör Örgütü konuşamıyor, onların sözcülüğünü yapıyor. Milletimiz bu cepheden bakması gerekiyor ve 24 Haziran seçimlerinde kararını buna göre vermesi gerekiyor, CHP’lisi, diğer partilerin seçmenleri.

Mesele milletimizdir, mesele bayraktır, mesele vatandır, mesele devletimizdir. Hiç kimse bunun dışında başka bir şey düşünmemesi gerekiyor. Yani küçücük, hesaplarla, şahsi hesaplarla, siyasi hesaplarla olaya bakılmaması gerekiyor. Eğer 15 Temmuz hain darbe girişimi gerçekleşmiş olsaydı, bugün ülkemizde biz neyi konuşurduk ve ne durumda olurduk? Milletimizin bunu değerlendirmesi ve bunu düşünmesi lazım. O 15 Temmuz darbe girişiminin gecesinde ve sonrasında ki kazanımlarımız kimler sayesinde bu noktaya gelmiştir. Bunu düşünmesi lazım, bunu asla unutmaması lazım! Onun için 24 Haziran’da oylarını verirken bu ülkeye hizmet edenlerle, bu ülkeye ihanet edenlerin yanında duran ve onların sözcülüğünü yapanların tercihini yapmak zorundadırlar” diye söyledi.

“AK PARTİ’DE, BÜTÜN ÇALIŞMALARIMIZ HEP İSTİŞARE KÜLTÜRÜ İLE YÜRÜTÜLDÜ”

CHP’nin Kayseri’deki il başkanları toplantısında cumhurbaşkanı adayı kim olsun sorusuna verilen cevaplar açılmadan Kılıçdaroğlu’na teslim edildi. O demokratik teamülün sonucunu sayın Kılıçdaroğlu biliyor. AK Parti’de bu süreç nasıl işliyor? Sorusunu da cevaplayan Mustafa Ataş, “AK Parti’de, partimizin kurulduğu günden bu güne kadar ki bütün çalışmalarımız hep istişare kültürü ile yürütüldü. Hep kolektif akılla yürütüldü. Zaten biz partiyi kurduğumuz zaman hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, kolektif akılla ve istişare yöntemi ile işler yürüyecek dedik. Size bariz bir örnek vereyim. Sayın Devlet Bahçeli 17 Nisan tarihinde grubunda bir konuşma yaptı. Ne dedi? 26 Ağustos’ta erken seçim yapalım. Hemen arkasından da cumhurbaşkanımız grup konuşması yaptı. Orada Sayın Bahçeli ile ilgili bir yorumda bulundu mu? Bulunmadı. Ne yaptı? Sayın genel başkanımız o grup konuşmasından sonra, sayın Bahçeli’nin verdiği tarih üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kısa bir değerlendirme yaptı. Sonra Külliye’ye geçti ve orada değerlendirmelerine, istişarelerine devam etti. Kimlerle istişare etti? Sayın Başbakanımızla, Hukukçu arkadaşlarla, Grup Başkan Vekilleri ve MKYK’nın bazı üyeleriyle. Önceden alınmış randevu üzerine sayın Bahçeli ile görüştü. Daha sonrada istişarelerine devam etti. Sonra Merkez Yürütme Kurulu Üyeleri’ni Külliye’ye çağırdı. Orada yapılan değerlendirmeler sonucunda da 24 Haziran günü seçimin tarihi olmak üzere basın açıklamasını yaptı. Sayın genel başkanımızın böyle bir kültürü var.

Ben sayın genel başkanımızla uzun yıllardır siyaset yaptığım için, AK Parti öncesinde de Refah Partisi’nde birlikte siyaset yaptık. İl başkanlığından bugüne kadar süreç içerisinde sayın genel başkanımız herkesi dinler, dinledikten sonra kararını verir. Ben Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı’yım. Bir il başkanlığı konusunda bile, illere gideriz temayül yoklamaları yaparız. Çıkan aday adaylarını sayın genel başkanımızın huzuruna getiririz. Sonra yine bu arkadaşlar hakkında ne düşünüyorsunuz diye fikirlerimizi sorar” dedi.

“ADAY ADAYLARI, ALT KOMİSYON, ARA KOMİSYON VE ÜST KURULDA DEĞERLENDİRİLİR”

Murat Gener’in ‘Bu sefer nasıl olacak. Benim gördüğüm kadarıyla ve sosyal medyadan takip ettiğimiz kadarıyla çok ciddi bir aday adayı enflasyonu var! AK Parti tarafında ciddi bir başvuru var. Nasıl çıkacaksınız işin içinden?’ Sorusuna cevap veren Mustafa Ataş, “Biz komisyonlar kuracağız. Partimizin işlettiği usul ve yöntem var. Aradığımız özelliklerde birinci özelliğimiz güven, ikinci özelliğimiz sadakat, üçüncüsü ise milletvekili olarak seçildikten sonra milletimize katkı olarak ne sağlayacak?

Genel Başkan Yardımcılarımızın Başkanlığında her biri 4 kişiden oluşan 14 alt komisyonlar kurarak mülakat yapacağız. Türkiye’de milletvekili dağılımının sayısına göre komisyonlara dağıtılıyor. Ortalama her komisyona yaklaşık 500 aday adayı düşüyor. Çağıracağız fiziğine bakacağız. Kimyasına, oturmasına, kalkmasına, konuşmasına bakacağız. Kafasında neler var, neler yok. Temsi kabiliyeti, konuşma kabiliyetine, giyimine, kuşamına bakacağız. Bütün bunların hepsini dinleyeceğiz. Komisyonlar gerekirse 24 saat çalışır. Bu ön elemeden sonra ara komisyonumuz var. Burada da iki üç günlük çalışmalar yapıldıktan sonra ikinci bir eleme yapacağız. Daha sonra sayın genel başkanımızın başkanlığında oluşan üst kurul dediğimiz sayın başbakanımız ve bazı genel başkan yardımcılarının bulunduğu karar verme kurulu nihai değerlendirmeyi yapacak.

Bizim derdimiz millet, bizim derdimiz hiç kimsenin makam mevki sahibi olması değil. Biz, milletimizin ve bu ülkemizin geleceğini inşa etmenin gayreti içerisindeyiz. Bugüne kadar yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” diye konuştu.

Ataş, AK Parti’de temayüller bütün Türkiye genelinde 5 Mayıs Cumartesi günü yapılacağını sözlerine ekledi.

selyus