Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 28.10.2017 488 Görüntüleme

Dünden Bugüne

Cumhuriyet

Cumhur halk, cumhuriyet halk yönetimi. En kısa tanım böyle olur galiba.

İslam öncesi Türk devletlerinde halkın içinden çıkan boybeylerinden oluşan “kurultay” ya da diğer adı ile “toy” meclisi, hakana danışmanlık yapar, aynı zamanda hakanı töre çizgisinde tutmak için kontrol ederdi. (Aslında hukukun üstünlüğünü sağlamış olurdu.) Böylece halkın içinden gelen bir meclis yönetimde etkili olurdu. Hakan sınırsız yetkilere sahip değildi. Aynı dönemde batıda “pankuş” veya “senato” gibi asil ve soylulardan oluşan meclisler vardı. Buna göre kurultay dönemin şartlarına göre demokratik bir meclistir diyebiliriz.

Osmanlı Devleti’ne geldiğimizde, bürokrasi, ulema ve yeniçeri padişahı töre, şeri hukuk ve devlet çizgisinde tutuyordu. Hatta Kanuni Sultan Süleyman ulemaya o kadar çok yetki veriyor ki sanki ülkeyi ulema yönetiyor. Bu durumda gösteriyor ki Osmanlı’da da hakan gibi padişah da sınırsız yetkilere sahip değildi. Bu durumda o dönemin dünyasında demokratik bir uygulama sayılabilir.

Buraya kadar anlattıklarımızda dikkat çeken bir şey var. Elit, okumuş, seçkin sınıf yönetimde etkili. Siyasetten anlamayan, cahil halkın yönetimde hiç etkisi yok.

Fransız ihtilali ile birlikte halkın tamamı, okumuşu cahili, siyasetten anlayanı anlamayanı bütün halk eşit olarak yönetime katılmaya başlıyor. Her vatandaşın seçme ve seçilme hakkı oluyor.

Burada çok farklı bir yorum dikkatimizi çekiyor. Buna göre, dünyayı yönetmek isteyen güçler, ülke yönetimlerinde etkili olan seçkin sınıfı saf dışı bırakarak, onlara rağmen ülke yönetimlerine karışamıyorlar. Bu yüzden bu seçkin sınıfları ülke yönetimlerinden uzaklaştırmanın bir yolunu arıyorlar ve cumhuriyet rejimi ortaya çıkıyor. Cahil, siyasetten anlamayan halkı basın-yayın araçlarını kullanarak istedikleri gibi yönlendirerek kendi adamlarını seçtirecek ve böylece ülke yönetimlerini ele geçirmiş olacaklar. Amaçlarına ulaşmış olacak dünyayı istedikleri gibi yönetmiş olacaklardı.

Bu yorum çok ütopik görünse de yabana atılacak bir iddia değil.

Diğer iddia ise herkesin bildiği bütün ülke vatandaşları eşittir herkesin oyu eşit olmalıdır halk kimi seçerse ülkeyi O yönetir. Hatta İslam dininde de “ siz nasılsanız öyle yönetilirsiniz” mealinde bir anlayış var.

İddia ve yorumları çoğaltmak mümkün ama şimdilik bu kadar.

İlginizi çekebilir

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM

selyus