Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 28.06.2018 657 Görüntüleme

Geçmişten Geleceğe

HAZİRAN SEÇİMLERİNİN ARDINDAN POLİTİK ANALİZ

Öncelikle 24 Haziran seçim sonuçları ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Seçimler demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu manada baktığımızda, % 90’lara varan katılım oranıyla da bize demokrasi dersi vermeye çalışan Avrupa ülkelerine de güzel bir demokrasi dersi vermiş olduk. Ülke geneline baktığımızda kavgasız, gürültüsüz, şaibesiz güzel bir ortamda yapılan seçimleri geride bıraktık.

Seçimlerin ardından ortaya çıkan tabloyu şöyle bir masaya yatıralım istedik. Milletimiz bu seçim sonuçlarıyla alakalı siyasilere hangi mesajları verdi.

İlk olarak AK Parti’yi ele alalım.

Yaklaşık 16 yıldan beri iktidar olan ve ülke yönetimini elinde bulunduran Ak parti; seçimlere girerken, ülkemizi nereden nereye taşıdığını, bu güne kadar hangi yatırım ve hizmetleri yaptığını ve bundan sonraki süreçte de yeni sistemle birlikte nelerin yapılacağını anlatarak seçmenin karşısına çıktı.

Peki bütün bu hizmetlerden sonra milletimiz AK Parti’ye ne kadar oy ve hangi mesajı verdi?

Milletimiz AK Parti ve MHP’ye yani Cumhur ittifakına 26 milyon 626 bin 445 oy kullandı.

Buna göre Ak parti milletvekilliğinde % 42.5

Cumhurbaşkanlığında ise % 52.6 ile temsil edildi.

Bu rakamlara bakıldığında AK Parti’nin oylarının düştüğünü, Cumhurbaşkanına ise teveccühün devam ettiğini görüyoruz.

Peki ama neden 15 yıldan beri bu ülkeye hizmet veren AK Parti’yi uyarı niteliğinde cezalandırmak istedi.

Evet bu millet Reis’e güveniyor, onu seviyor, ona olan bağlılığı devam ediyor, lakin buradan Reis’ine bir gönderme yapıyor.

” Sayın Cumhurbaşkanımız, bizim istemediğimiz vekilleri, bakanları aday göstermeyin. Bizim istemediğimiz il başkanları, ilçe başkanları ve yönetimleri bize dayatmayın. Bu insanlar bölgemizin insanları, dolayısıyla bu insanların iyi mi kötü mü, partimize uygun mu değil mi biz biliriz. Bizden iyi tanıyamazsınız.

Bizim istediklerimizi, yani milletin istediklerini değerlendirin. Zaten demokrasi dediğimiz de bu değil mi? FETÖ ile yapılan mücadele hususunda samimi ve kararlı olduğunuzu biliyoruz. Lakin sizin tabirinizle ‘Bu yapının altı ibadet, ortası ticaret, yukarısı ihanettir’. Bu tespitlerinize katılmamak mümkün değil. Fakat mücadele verirken, güçlü olan ticaret ve ihanet ayağına bakan ve vekillerin müdahalesiyle fazlaca dokunulmadığı ve ibadet ayağı olan aşağı kısımdaki insanların acımasızca işinden, aşından, yuvasından olduğu kanaati millet nezdinde kabul görmüş.

Bunun için bu millet AK Parti’yi cezalandırırken, iktidardan düşürmemiş. Hizmet ve icraatlarına devam derken, teşkilat yapısını n ve kayırmaların bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini” hatırlatmış oldu.

Sayın Cumhurbaşkanımız da bu neticeden sonra verilmek istenen mesajı almış olacak ki, balkon konuşmasında

“AK Parti’ye vermiş olduğunuz mesajı aldım. Gereğini yapacağız” demiştir.

Gelelim MHP’ye;

Milletimiz MHP’ye % 11.1 oy verdi. 49 vekil çıkardı.

Cumhur ittifakı toplam oy: % 53.6

Cumhur ittifakı toplam milletvekili: 344

Evet 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrası “Ülkemizin bekası söz konusu olunca parti ikinci planda kalır” diyen Devlet Bahçeli’ye ve partisine yönelik paralel FETÖ yapılanması tarafından operasyonlar başlatılarak, İyi Parti adı altında ikinci bir parti kurduruldu. Ülkemize ve milletimize karşı oynanmak istenen oyunlar karşısında, sayın Devlet Bahçeli Devlet adamlığını göstermek suretiyle dik duruşundan taviz vermeyerek sonuna kadar Devlet’inin ve milletinin yanında oldu.

Seçimlerde Ülkemizin ve Milletimizin selameti için Başkanlık sistemine evet diyerek, benim Cumhurbaşkanı adayım Recep Tayyip Erdoğan’dır dedi ve Cumhur ittifakı altında seçimlere girdi.

Aslında bana sorarsanız seçimin galibi sayın Bahçeli’dir.

Partisinin bölünmesinin ardından, barajın altında kalacağı, cumhur ittifakı sayesinde meclise girebileceği algısı oluştulmasına rağmen barajın üzerinde bir oy alarak hem oyunu, hem de vekil sayısını artırarak bu algıyı çürütmüştür. Bu başarıyı tabiri caizse oturduğu yerden almıştır. Yani diğer liderler gibi mitingler yapmadı. Salon toplantılarıyla yetindi.

Dolayısıyla başarılıdır ve MHP bu ülkenin sigortasıdır.
Gelelim millet ittifakına..
Millet ittifakı: % 30.9
CHP: % 22.6
Milletvekili sayısı: 146
SP : % 1
Milletvekili sayısı: 0
İiyi Parti: % 9.96
Milletvekili sayısı: 43
Demirtaş: % 11.7
Vekil sayısı: 67
Millet ittifakında yer alan partileri ve liderlerini tek, tek ele almaya gerek görmüyorum. Zira, seçim öncesi oluşturmuş oldukları fikir birliği içerisinde milletin karşısına çıkarak aynı dili kullandılar.
Milletimizin engin feraseti asla tartışılmaz. Her seçimde akıllara durgunluk veren matematiksel oylamalarla, hem iktidara, hem de muhalefete anlamlı mesajlar vermektedir.
Bu seçimde de millet ittifakına, siz henüz iktidara hazır değilsiniz. Bu milletin yapısıyla ve değerleriyle barışık olmadığınız sürece bir yerlere gelmeniz mümkün değil demiştir. Söylemde değil, eylemde milli ve Yerli olacaksınız.. 15 temmuz işgal girişiminde hangi safta, kimlerin yanında yer aldığınız, bu millet için önemli bir argümandı…
Milletimiz öncelikle bunları değerlendirdi, sonrasında da millete ne vereceğiniz, ülkeye ne kazandıracağız önemliydi. Millet sizin ağzınızdan bunları net bir şekilde duymak istiyordu..
Sizler ne yaptınız.!!!
Milletimizin takdirle karşıladığı(hava alanları, köprüler, kanal İstanbul, enerji santralleri, yerli otomobil, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi vs, vs) hep bir ağızdan yıkacağız, durduracağız dediniz. Peki millete ne vereceksiniz, vaadleriniz nelerdir sorusuna ise, elle tutulur, gözle görülür bir yatırım ortaya koysmadınız.
90’lı yıllarda HADEP’i yani bugünkü Demirtaşın partisini meclise taşıyan CHP, bugün de malesef yine kendi oylarından feragat ederek meclise taşıdığı gibi, liderini de hapisten çıkarmanın gayreti içerisinde oldu.
Düne kadar PKK’yı dağda aramayın, PKK ve avaneleri meclistedir diyen partiler,
Ak partinin marifetiyle mahküm edilen Demirtaşa sahip çıkmalarını da anlamak mümkün değildir. Bu millet terörden bıktı. Barış istiyor.
Terörle mücadele hususunda Ak parti olanca gücüyle mücadele ederken, siz seçim beyannamenizde bile fetö ve terörle mücadele hususunda bir tek laf etmediniz.
İktidar olmanız için önce bu necip milleti çok iyi tanıyacaksınız. Değerleriyle çelişmeyecek, bilakis örtüşeceksiniz veya saygı duyacaksınız. Milletle barışık olacaksınız. Dinine diyanetine saygılı olacaksınız. Takiye yapmayacaksınız.
Bakın değerli milletim, her ülkede seçimler yapılır. Lakin millet ve devlet olarak hiç bir şekilde müdahalemiz Söz konusu olmaz. Fakat Türkiye bu seçimlere girerken başta ABD olmak üzere, bütün bir Avrupa bizim seçimlerimize fiili müdahalede bulunarak terörist ve terörist sevicilere maddi ve manevi destek sağladılar. Bize Avrupa’daki soydaşlarımıza hitap etmek için meydanları yasaklayanlar, terör örgütlerine meydanları teslim etmişlerdir. Onların bu tutumları bile   Türkiye’ye karşı olan niyetlerini açıkça ortaya koymaya yeter de artar bile…
Milletimizin Türkiye’den başka gidecek yeri olmadığı gibi, dünya mazlumlarının ve ümmetin tek sığınağı Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu unutmayalım.
Netice itibariyle bir seçimi daha geride bıraktık. Milletimiz İstikrar, istikbal ve İstiklal’den yana oyunu kullandı. Gün birlik günü, gün kardeşlik günüdür. %90’ların üstünde bir oranla milletimizin tümünün temsil edildiği meclisimiz, Türkiye Cumhuriyeti gemisinin aydınlık yarınlara doğru yol aldı..
Rabbim Devletimizi ve milletimizi korusun..
Selam ve dua ile…

selyus