Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 20.02.2018 1174 Görüntüleme

Dünden Bugüne

İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN (1842-1918)

“Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır” demiş, Üstad Necip Fazıl.

Şehzadeliği sırasında çok iyi eğitim almış, Avrupa’yı ve Mısır’ı görmüş bunun yanında sarayda her türlü entrika ve kahpeliği görmüş, amcası Abdülaziz’in nasıl katledildiğini görmüş ve padişahlık yıllarını bütün bunları sentezleyerek yaşamıştır.

İngilizlerin öncülüğünde tarihin gördüğü en büyük donanmalardan biri olan haçlı armadası Çanakkale’ye saldırdığında Ulu Hakan “benim yaptığım istihkamları geçemezler” diyor, yani Çanakkale geçilmez diyor ve geçemiyorlar.

CIA ve MOSSAD gibi dünyanın en büyük istihbarat kurumları kuruluşlarında Abdülhamid’in istihbarat örgütünü örnek aldıklarını söylemekten çekinmemişlerdir. Bu konuda dünyaya örnek olmuştur Ulu Hakan.

Bu topraklarda modern eğitimin temellerini atmış, imparatorluğun her yanına modern eğitim veren okullar açmış ve bu okullarda Mustafa Kemaller yetişmiştir.

Bugünkü Türkiye’nin sınırlarını çizmiştir Ulu Hakan. Kürtleri Türklerden ayırmak istediklerini görmüş ve Doğu Anadolu’da Kürtlerden oluşturduğu Hamidiye alayları ile hem bölge güvenliğini sağlamış hem de Türk-Kürt birliğinin bozulmasını önlemiş ve böylece bugünkü Türkiye’nin sınırlarını çizmiştir. Ve bu birliği bütün büyük devletler yüzyıldır bozamamıştır.

Birinci dünya savaşı başlamadan yıllar önce savaşın çıkacağını ve savaşı denizlere hakim devletlerin kazanacağını bizim de onların yanında yer almamız gerektiğini söylemiş ve söyledikleri aynen çıkmıştır.

Abdülhamid dönemine baskı istibdat dönemi diyen Rıza Tevfikler, Süleyman Nazifler O’nun döneminde sürgüne gidenler O tahttan indirildiğinde kıymetini anlamışlar ve şöyle demişler:

Tarihler adını andığı zaman,

Sana hak verecek hey Koca Sultan,

Bizdik utanmadan iftira atan,

Asrın en siyasî Padişahına.

(Rıza Tevfik)

Padişahım gelmemişken ya da biz,

İşte geldik senden istimdada biz,

Öldürürler başlasak feryada biz,

Hasret olduk eski istibdada biz.

(Süleyman Nazif)

Dönemin dünya liderleri de O’nun hakkında  şunları söylemiştir :

Alman İmparatoru ikinci Wilhelm “Ben politikayı Abdülhamid’den öğrendim”

Hungtington’a göre “Boğaziçi’nde oturan ihtiyar dünya çapında bir siyasi” idi.

– İngiltere’nin İstanbul sefiri Nicolas O’Connor’a göre “Avrupa’da barışı koruyan adam”dı.

– Lamouche’a göre “Zeki, kurnaz ve gayet çalışkan”dı.

– Fransız sefiri Maurice Bombard, “Avrupa’da O’nun seviyesinde dış siyaset bilen bir diplomat yoktur” demiştir.

– İngiliz Bahriye Lordu Fisher, “Abdülhamid bütün Avrupa’nın en mahir ve hızlı düşünebilen diplomatlarındandır” demiştir.

– İngiltere Dışişleri Bakanı Edward Grey, siyasi hayatı boyunca hasım olduğu padişah hakkında “Ne büyük kayıp! Hasmımdı ama O’nun ölümü ile diplomasi mesleği artık zevkini kaybetti” diye hayıflanmıştır.

– Yine Edward Grey, “Abdülhamid, kendi emellerine hizmet edebilmeleri için dış ve iç güçlerin oyun biçimlerine ve kullanılma usullerine nüfuz edebilmekte insan zekası maharetinin azami sınırlarına ulaşmış bir hükümdardı” demiştir.

– Alman Başbakanı Prens Bismark’a göre; siyasetin yüzde doksanı Abdülhamid de, yüzde beşi kendisinde, kalan yüzde beşi de diğer siyasilerdedir.

– Alman İmparatoru ikinci Wilhelm “Ben politikayı Abdülhamid’den öğrendim” demiştir.

Yine üstad Necip Fazıl’ın sözleri ile bitirelim;

  1. Abdülhamid, Türk’ün özünün ve temel varlığının, hakkı gasp edilmiş, mağdur kurtarıcısıdır. Abdülhamid, Tanzimat sonrasındaki Batı’ya kontrolsüz, körü körüne yönelişin karşısında inatla duran, kök ve cevherin müdafaasını son bir gayretle yapan muazzam bir şahsiyettir. Abdülhamid’i anlamak sayesinde yüzlerdeki maskeler düşecek ve onu bir anahtar gibi kullanarak bizi bu karanlık ve şahsiyetsiz ortama getirenlerin içyüzleri ortaya dökülecektir.

Abdülhamid hakkında söylenen her olumsuz iddiayı tersine çevirdiğimizde doğruyu bulacağızdır. Yani bir tür turnusol kağıdıdır Abdülhamid. Bu yorumların yalanını ayıklayıp onun üzerine bina ettiği yapıyı yeniden ayakları üzerine oturttuğumuzda hakikat ayan beyan ortaya çıkacaktır.

Ulu Hakan’ın eserleri:

Mülkiye (Siyasal Bilgiler), Fakülte düzeyine getirilerek açıldı

Memurlara sicil tutulmaya başlandı

Eski Eserler Müzesi açıldı

Hukuk Fakültesi açıldı

Muhasebat Divanı (Sayıştay) kuruldu

Güzel Sanatlar Fakültesi açıldı

Ticaret Fakültesi açıldı

Yüksek Mühendislik Fakültesi açıldı

Dârülmuallimât (Kız Öğretmen Okulu) açıldı

Terkos Suyu hizmete girdi

Bütün yurtta İdadiler (Lise) açılmaya başlandı

Ziraat Bankası kuruldu

Bursa’da İpekhane açıldı

Emekli Sandığı kuruldu

Halkalı Ziraat ve Veterinerlik Fakülteleri açıldı

Bursa Demiryolu hizmete girdi

Aşiret Okulu açıldı

Bütün yurtta Rüşdiyeler (Ortaokul) açılmaya başlandı

Kudüs Demiryolu hizmete girdi

Ankara Demiryolu hizmete girdi

Kağıt Fabrikası kuruldu

Kadıköy Gazhanesi kuruldu

Beyrut’ta liman ve rıhtım inşaa edildi

Osmanlı Sigorta Şirketi kuruldu

Kadıköy Su Tesisatı hizmete girdi

Selanik-Manastır Demiryolu hizmete girdi

Şam Demiryolu hizmete girdi

Eskişehir-Kütahya Demiryolu hizmete girdi

Galata Rıhtımı inşa edildi

Beyrut Demiryolu hizmete girdi

Darülaceze (Kimsesizler yurdu) hizmete girdi

Mum Fabrikası kuruldu

Afyon-Konya Demiryolu hizmete girdi

Sakız Adası’nda Liman ve Rıhtım inşaa edildi

İstanbul-Selanik Demiryolu hizmete girdi

Tuna Nehri’nde Demirkapı Kanalı açıldı

Şam-Halep Demiryolu hizmete girdi

Şişli Etfal Hastanesi hizmete girdi

Hicaz Telgraf hattı kuruldu

Hama Demiryolu hizmete girdi

Basra-Hindistan Telgraf hattı Beyoğlu’na bağlandı

Hamidiye Suyu hizmete girdi

Dünyanın ilk dişçilik okulunu kurdu.

Paris’te İslam Külliyesi kurdu.

Selanik’te Liman ve Rıhtım inşaa edildi

Haydarpaşa Liman ve Rıhtımı inşaa edildi

Sirkeci Garı

Haydarpaşa Garı

Maden Fakültesi açıldı

Şam Tıp Fakültesi açıldı

Haydarpaşa Askeri Tıp Fakültesi açıldı

Trablus-Bingazi Telgraf hattı kuruldu

Konya Ereğlisi’nde demiryolu hizmete girdi

Trablus Telsiz İstasyonu kuruldu

Bütün yurtta Telsiz İstasyonları kuruldu

Medine Telgraf Hattı kuruldu

Şam’da Elektrikli tramvay hizmete girdi

Hicaz Demiryolu hizmete girdi. 27 Ağustos’ta İstanbuldan kalkan tren, 3 gün sonra Medine’ye ulaştı

Pekin’de Üniversite kurdurdu. (Dar’ul Ulum’il Hamidiye = Hamidiye Üniversitesi)

Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderdi ve bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetlerin yaygınlaşmasını sağladı.

Kendi el emeği ile kazandığı ve biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis etti.

Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektirdi.

İlginizi çekebilir

VAR MISINIZ

VAR MISINIZ

selyus