Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 15.09.2017 1349 Görüntüleme

İstanbul’dan Yansıyanlar

TEŞKİLATLARIN SESİNE KULAK VERDİM!

Çok kıymetli okurlarımız, son günlerde daha önce alışık olmadığımız sıklıkta yazılar yazmaya başladım. Bunun birkaç nedeni var. Öncelikle AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘metal yorgunluk’ açıklamalarına destek mahiyetinde yazılarımız oldu. Daha sonra İstanbul’da başlayacak olan kongre süreçleri ile ilgili bir iki kelam ettik. Ayrıca önceki kongrelerde göreve gelen birkaç isimle ilgili gördüğümüz eksikleri ve yetersizliklerini anlatmaya çalıştık. Bunu yaparken de dozajı aşmış olabiliriz.

Yazılarımla ilgili inanılmaz olumlu ve azda olsa olumsuz tepkiler aldık. Tabi zaman zaman kırdıklarımız da olabilir. Kalbini kırdıklarımız olduysa buradan huzurlarınızda özür dileriz. Haklarını helal etsinler.

Benim yazılarımdaki muradım partimizi yukarılara taşıyacak insanların görev almasıdır. Yoksa suya sabuna dokunmadan haberler ve köşe yazıları da yazabilirim.

Yunus Emre’nin dediği gibi: “Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.” Benim derdim davama AK Parti’me hizmet etmek.

AK Parti’mize zarar gelmesini asla istemem. Eğer yazdıklarımdan dolayı böyle bir durum oluşursa kendimi affetmem.

AK Parti dışında hiçbir partiyi haber yapmayan teşkilatların taraflı bir basın mensubu olarak bu prensiplerimden inşallah bundan sonrada taviz vermeyeceğim. Bizler hem haberlerimizin, hem de köşe yazılarımızın bütün teşkilatları kucaklayıcı olmasına özen gösteriyoruz. Zaman zaman parti içinde eksiği olanları azda olsa eleştirdiğimiz olmuştur. Bunun da yanlış olduğunu düşünmüyorum. Ancak son yazımızdan dolayı uyarılar aldık. Ayrıca bazı isimlere de tepki olduğunu gördük.

Allah için çok sevdiğim ve değer verdiğim ve ciddi anlamda da siyasi tecrübesi olan bir kardeşim bu son yazımdan sonra gecenin bir yarısı beni aradı. Konuşmamız sırasında bazı söylediklerinden çok etkilendim. İfadeler aynen şöyle: “Bizim teşkilatlarımızın yıllardır eksikliğini hissettiği ve sonunda kendi bağrından çıkardığı bir gazetecisin artık. Seni bütün İstanbul teşkilatları tanıyor ve yakından takip ediyor. Şu an çok iyi bir yerdesin, bu saygınlığını koruman lazım. Ben senin bir kardeşin olarak teşkilatların seni gördüğü pencereden sana konuşuyorum. Partideki bir eksikliği ve yetersiz birilerini gördüysen, artık senin genel merkezle de diyaloğun var, ilgili yerlere raporunu gönderirsin.” dedi.

İstanbul teşkilatlarının nazarında böyle güzel bir yerde olduğumuzu bilmiyordum. Önce teşkilatlarımıza sonra da bunu benimle paylaştığı için güzel insana teşekkür ediyorum.

Telefonu kapattıktan sonra uzun uzun düşündüm ve sonrada bilgisayarın başına geçerek bu yazımı kaleme aldım. Çünkü dost kardeşim beni haklı olarak uyarmıştı. Hiçbir kapris ve kompleks yapmadan yapıcı bütün uyarılara açık bir gariban olarak kardeşimin dediklerinden yola çıkıp bundan sonra daha dikkatli olmak gerektiğine karar verdim. Çok sevdiğim kıymetli teşkilatlarımız, yol arkadaşlarımızla birbirimize olan sevgi ve saygı muhabbetimizi asla kaybetmek istemem. Gerçi yazlarım teşkilatımıza yönelik değildi. Ancak benim eleştirdiğim insanları teşkilatlarımız seviyor olabilir. Ya da övdüklerimle ilgili benim bilemediğim eksik yanlarını onlar benden daha iyi bilebilir.

Çok değerli takipçilerimiz haberlerimizi okumasa reytingimiz yerlerde sürünür. İstanbul Takipte Haber Sitesi, gün içinde binlerce ve yeri geldiğinde 10 binlerce tıklanıp okunuyorsa bu okurlarımız sayesindedir. Allah hepsinden razı olsun.

Hülasa zaman zaman şekerimizi yükseltenler olsa da bundan sonraki süreçte daha dikkatli olmamız gerektiğini gördüm…

İlginizi çekebilir

O FİLMİN AYNISINI YAŞADIK

O FİLMİN AYNISINI YAŞADIK

selyus